Perşembe, Şubat 14, 2008 - SEVGİLİLER GÜNÜNÜN ÖYKÜSÜ |

Seven ve sevilen herkesin sevgililer gününü kutluyorum.
Netten alıntı bu bilgiler de sevgililer gününe ait rivayetlerden yalnızca biri.Severek okuyacağınızı düşünüyorum.
Aziz Valentine'ın öyküsü III. Yüzyıl'dan gelir. O dönemde Roma tahtında İmparator II. Claudius vardı, "Zalim" adıyla tanımlanan Claudius aşırı savaş ve askerlik tutkunuydu, her yetişmiş erkeğin muhakkak asker olmasını istiyor ve kimseye göz açtırmıyordu.
EVLİLİĞİ YASAKLADI Öylesine ileri gitmişti ki, askerliğe engel oluyor düşüncesiyle evlenmeyi dahi yasakladı. Gençler şaşkındı, kimse sevdiği ile beraber olamıyor, Roma kenti sayısı gittikçe artan ve uzak ülkelerde ölen sevgililerinin ardından ağlayan kadınlar ve kızlarla dolmuştu. Kısacası aşk yasaklanmıştı. Bu sıralarda İmparator tüm Romalılar'ın 12 tanrıya tapmalarını aksi şekilde davrananların ve özellikle de Hıristiyanlar'la ilişkiye girenlerin ölümle cezalandırılacaklarını emretti.
Bu emre uymayanların arasında Aziz olarak kabul edilen filozof Valentinus'da vardı, gezerek dinsel vaazlar veriyor ve İmparator'un hatalı olduğunu anlatıyordu. Sonunda yakalandı ve hapse atıldı. Valentinus'un hapiste olduğu günlerde yaşananlar efsaneye dönüşerek günümüze kadar ulaşmıştır.
GÜZEL JULİA VALENTİNUS'A GİDER Hapishaneyi korumakla görevli gardiyanın kızkardeşi Julia'nın gözleri doğuştan görmemektedir, gardiyan Valentinus'un anlattığı İsa ilgili öykülerin arasında körlerin gözlerinin açıldığını öğrenince, kardeşini gizlice Valentinus'un yanına getirir. Julia çok güzel ve zeki bir kızdır. Günlerce beraber olurlar, Valentinus ona Roma tarihini, doğanın yapısını, aritmetiği ve Tanrı'ya yönelmeyi öğretir. Julia, dünyayı Valentinus'un anlattıklarıyla görür, onun bilgeliği ile aydınlanır, güçlenir ve teselli bulur.
Bir gün sorar; - "Valentinus, Tanrı gerçekten dualarımızı duyar mı?" Aziz gülümser; - "Evet, herbirini." Julia; - "Her sabah ve her gece ne için dua ettiğimi biliyormusun? Görebilmek için dua ediyorum, senin bana anlattıklarını görmeyi çok istiyorum.", Valentinus; - "Tanrı bizim için en iyi olanı yapar, yeter ki buna inanalım." Julia, yere diz çöker ve; - "Böylesine inanmak istiyorum, yardım et." Beraberce duaya başlarlar. Birden hücrenin içersi altın renkli bir ışıkla aydınlanır ve Julia haykırır; - "Valentinus, görüyorum, görüyorum."
14 ŞUBAT'TA ÖLDÜRÜLÜR Valentinus duaya devam etmesini söyler. Ertesi gün Valentinus'un ölüm emri gelir, Aziz Julia'ya son bir not yazar, Tanrı'ya hep yakın olmasını öğütler ve notun altını "Senin Valentine'ından" diye imzalar. Mektup, ertesi gün Julia'ya ulaşır, o günün tarihi 14 Şubat 270'dir. Valentinus, sonradan Papa I. Julius tarafından "Porta Valentini" adı verilen bir kemer kapısının altına gömülür (Şimdi orada yani Roma'da Praxedes Kilisesi vardır.)
Julia, mezarın yanına pembe çiçekler açan bir badem ağacı diker. Günümüzde sevginin ve dostluğun simgesinin badem ağacı olması buradan kaynaklanır. GENÇLERİN İLK CİNSEL DENEYİMİ İşin aslına bakılırsa, 15 Şubat tarihi Roma tanrıçalarından Februata Juno adına yapılan kutsama töreninin günüdür; birbirleriyle ilk kez cinsel ilişkiye girecek gençlerin adlarının yazıldığı parşömenler, o gün tanrıçaya sunulurdu. Papalık daha sonra yasaklanan bu geleneğin yerine, azizlerin adlarının yazılı olduğu listeleri sergilemeye başladı.
Biz yine Roma'ya dönelim. 15 Şubat'ta kutlanan gençlerin aşk festivalinin özgün adı Lupercalia'dır, geleneksel olarak hediyeler verilirdi. Kuşların çiftleşme döneminin başlangıcı kabul edilen Şubat ayı döneminde, gençler de onları örnek alarak eşleşirlerdi. Hıristiyanlığın güçlenmesinden sonra, Pagan inançları yasaklandı veya yerlerine Hıristiyan versiyonlar getirilmeye başlandı. Aziz Valentine Hıristiyanlığın simgesi olan sevgi ve evlilik kuramı ile kişiselleştirildi, onun Lupercalia Festivali'nin arifesinde öldürülmüş olması iyi bir raslantıydı, böylece Roma'nın bereketlilik ve döllenme kutsamalarıyla, Hıristiyanlığın evlilik ve çoğalma ilkesi bütünleştirilmiş oldu. Amaca ulaşılmıştı.
Günümüzdeki yorumuyla "St Valentine" yani Sevgililer Günü, Roma'daki gibi sevenlerin birbirlerine sevgilerini Valentinus'un son mesajında olduğu gibi küçük kartlar ve hediyelerle sunmaları şeklinde kutlanmaktadır. Aslında kökende yine birleşme, bütünleşme ve çoğalma güdüsü yani bereketlilik vardır. Aynı zamanda da, Tanrısal aşkla, dünyasal aşkın birleştiği yer, Julia'nın öyküsünde olduğu gibi birleştirilir.
HERKESE SEVGİ DOLU GÜNLER |
| • 3 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
Perşembe, Ocak 10, 2008 - KENDİN İÇİN BİR ŞEYLER YAP |
Henuz 18' ini yeni bitirmiştin, enerji ve umutla dolu hayata başlamaya hazırdın... ne oldu? istemediğin bir okula girdin. insanları mutlu etmek, saygı kazanmak, sevilmek için... sevmediğin bir bölümde senelerini harcadın... ayaklarını sürüye sürüye gittin derslere... çalışmak istemedin ama yine de zorladın kendini... güç bela bitirdin sonunda... ne ailen, ne de arkadaşların görmedi yaptığın fedakarlığı... alkışlamadılar seni,omuzlarının üzerine çıkarmadılar, madalya takmadılar... enerjin çoktan tükenmeye başladı bile... kimse bilmez nasıl kendini feda ettiğini... ruhunu teslim ettiğini... gençliğini tükettiğini...
şimdi iş bulman gerek... para kazanman, araba alman, ev alman gerek... istemediğin bir işe girdin... böyle olması gerekiyor diye... sırf çevrendekiler bekliyor diye... insanları mutlu etmek, saygı kazanmak, sevilmek için... sabahın köründe gidiyorsun işe... sevmediğin insanlar ile gününü harcıyorsun... heyecan duymadığın işlerle zamanını geçiriyorsun... yarının gelmesinden nefret ediyorsun... sevildiğini hissettin mi peki? ya saygı? bitti mi insanların istekleri? özgür müsün artık? hayır hala özgür değilsin...
şimdi evlenmen gerek... öyle ya yaşın geçiyor, evde mi kaldın ne? arıyorsun etrafında uygun birisini, artık evlenmeliyim diyorsun...acaba gerçekten istiyor musun? sana uygun birisini buldun işte, boyu boyuna, mesleği mesleğine, parası parana göre... peki ya kalbin? düğününden bir gece önce sessizce itiraf ettin kendine, ya doğru kişi değilse? belli ki hazır değildin bu evliliğe... evlenmek için evlendin... insanları mutlu etmek, saygı kazanmak, sevilmek için...mutlu oldun mu peki? kalbin heyecanla doldu mu? akşam eve koşarak döndün mü? sevildiğini hissettin mi? seviştin mi tüm varlığınla?
daha evleneli bir sene dolmadı, insanlar çocuk demeye başladılar... istedin mi gerçekten bir çocuk sahibi olmayı? hazır mısın bir canlıyı yetiştirmeye? söyle bana ne verebilirsin bu küçük insana? hayatı kendi gözlerinle hiç yaşadın mı? ne istediğini biliyor musun? ne istemediğini? hiç risk aldın mı? sen hiç kendin için bir şey yaptın mı? çocuğun bir gün sorarsa özgürlük nedir? ne cevap vereceksin? sen hiç özgürlüğü yaşadın mı?
evliliğinde problemler yaşıyorsun... sevmediğin bir insanla cehennemi paylaşıyorsun... boşanmak fikri kafana gelip gelip gidiyor...cesaret edemiyorsun... insanlar ne der diyorsun... gene kendi duygularının üzerine bir duvar örüp başka insanlar için evliliğinde kalıyorsun... fedakarlığını gören biri var mı? yaşadığın ızdırabı senin gibi yaşayan?
korkuların seni hapsetmiş, her geçen gün etrafına bir duvar daha örüyorsun. sevilmeme korkusu, yalnız kalma korkusu, başarısız olma korkusu, saygınlığını yitirme korkusu ve daha neler neler... hayatında hiç korkmadığın bir gün oldu mu? cesaretle atıldın mı hiç, ya bilmediğin bir dünyaya girdin mi? sevilmemeyi göze aldın mı hiç? gülünç duruma düştün mü? ağladın mı doyasıya, insanlara aldırmadan? acı çektin mi hiç, hani öleceğini düşünecek kadar... ve iyileşmeyi başarabildin mi hiç?
yaş erdi kemale diyorsun, bu saatten sonra benden ne köy olur ne kılavuz. umutların tükenmiş, hayallerin yıkılmış... koca bir ömür başka insanların kontrolü altında geçip gitmiş. alışmışsın artık bu düzene, artık istesemde çıkamam diyorsun... ve gene kendin için bir şeyler yapmaktan vazgeçiyorsun...
ne olurdu istediğin okula gitseydin... kim ne derse desin, ressam olsaydın... müzisyen, arkeolog, sanatçı, sporcu olsaydın...hayattaki büyük adımları ancak hazır olduğunda sen istediğin için atsaydın... ne olurdu biraz risk alsaydın? biraz kendine güvenseydin? biraz kendine inansaydın? ne olurdu seni çepeçevre saran zincileri kırıp, önünde ki duvarları aşıp, kendin olabilmeyi başarsaydın? kim ne diyebilirdi sana? gene kimse madalya takmazdı, gene kimse alkışlamazdı, gene kimse seni omuzlarının üzerine çıkarmazdı... ama sen endine saygı duyardın!
haydi şu anda şu dakika bir daha bak hayatına... bu sefer kendin için bir şeyler yap... bırak insanlar sevmesin seni, bırak senin mutsuzluğundan mutlu olmayıversinler, bırak takdir etmesinler, onaylamasınlar, bırak dedikodunu yapsınlar, itiraz etsinler... hayatında bir kere olsun bu riski al!
istediğin mesleği yap... zevk al ürettiğin işten... uçarak git işine...keyif al birlikte çalıştığın insanlardan... yaşamını kendin seç ve mutlu ol seçtiğin bu yaşamdan...
istediğin insan ile istediğin zamanda evlen... ister 20 inde ol, ister 50 inde... senden başka kim bilir doğru insanın kim olduğunu ve doğru zamanın ne zaman olduğunu? dinleme başkalarını... evlenmek için hiç bir aman geç sayılmaz... ve hatta istiyorsan evlenme... bu yaşam senin ve ızdırabını da, mutluluğunu da yaşayan tek sensin...
istediğin zaman çocuk yap... kendini hazır hissettiğinde, yaşama bir canlı getirmek istediğinde ve o çocuğa verecek bir şeylerin olduğunda... ve hatta istemezsen hiç çocuk yapma...
istiyorsan başka bir şehre taşın, başka bir ülkeye, başka bir kıtaya... mecbur değilsin bu şehire tıkılıp kalmaya...
istiyorsan yeniden okula başla, yeni bir meslek, yeni bir hayat, yeni ben diyerek kendin için yaşa...
şimdi soruyorum sana...
ne zaman kendin için bir şeyler yapacaksın? Can Yücel
BEN ARTIK KENDİM İÇİN DE YAŞAYABİLMEK İSTİYORUM
|
| • 5 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
|
Hakkımda
MUTFAK HAKKINDA ARADIĞINIZ HERŞEY BURDA
Kategoriler
Arkadaşlarım
• zelis • AYŞEN YILDIZ • melissa2 • hayris • hobilerimveben • burcuboncuk • sumeyye2 • limonata • yumak • cicegim • ailem • deryadeniz • tarifbahcesi • nane • ozguluntarifleri • mutfakmelegi • susam • yildizcaa • beyzaca • sihirlimutfak • deryadanlezzetler • aintabsofrasi • sihirlibahce • ayseliden • cilekkokusu • mineninhobileri • mucevherkutusu • Muhterem Erdoğan • ilmekilmek • camurlueller • yesimmutfakta • evininhanimi • almulaca • hobilendik • esramutfakta61 • orguhazinem • beydabeyda • elisimumlar • asude42 • filizinmutfagi • ssewinch • hominigirtlak • disal • leziz • tarcinkokusu • 290405 • fusununmutfagi • lezzetlim • aygulhobi • bebisim2005 • baharatli • elle • yagmurkokusu • borulce • esen barkan(MERSİN) • yemekcenneti • illedeyemek • balpetek • benyaziyorum • zeytinpeynir • bebeksagligi • nurom • asevi • canbahar • vacations • argira • sifalibitkilerimiz • benimdunyam80 • anaokulum • orgumodellerimiz • qurabiye • asude24 • meyvelerinfaydasi • ogretmen68 • atasofrasi • funnyimages • sofradakiler • sponsorpara • turkeyvacations • francevacations • webcafe • yasar danis • blogevim • mutfakgunlugum • fleures • yeshimce
|