ZEYNEP'TEN TARİFLER

Cuma, Mart 21, 2008 - ŞERBETSİZ UN HELVASI VE NEVRUZ BAYRAMI

Kategori: TATLILAR

Nevruz, Yenigün (yıl bayramı) olarak da adlandırılır. Güneş yılının başlangıcı olarak kabul edilir. Tabiatın yeniden canlanmasını ve dirilişini ifade eder. 21 Mart bayramın ilk günüdür. Özelliği geceyle gündüzün eşit olduğu, güneşin iki yarım küreye de eşit ışık ve ısı verdiği gün olması. 21 Mart aynı zamanda yeni yılın ilk günü olarak kutlanmaktadır.

Nevruzun hepinize yenilikler ve güzellikler getirmesini diliyorum.

Bu arada kandilde yaptığım helvanın tarifini vermek istiyorum.Gerçekten nefis bir lezzet.Herkesin bu lezzeti tatması gerek diye düşünüyorum.Kalorisi biraz fazla ama zaten fazla yenilmiyor.Vereceğim ölçülerle küçük bir borcamı dolduracak kadar helva çıkıyor.Özel günlerde ve beş çaylarında ideal,tadı hafif ama kalorisi ağır bir tatlı.Yapılışı da çok kolay.Habersiz gelen misafirlere acilen yapılabilir.Fazla zaman almıyor.

 

Tarifi şöyle:

MALZEMELER:

Helva için:

  • 500 gr un
  • 250 gr margarin
  • 1,5 su bardağı pudra şekeri
  • 1 paket vanilya

üzeri için:

  • 80 gr'lık bitter çikolata
  • 1 tatlı kaşığı tereyağı

YAPILIŞI:

Unu geniş bir tencereye alıp hiç birşey eklemeden kokusu çıkana kadar kavurun.Ben tam 15 dakika kavurdum.Rengi değişmesin diye kısık ateş olması gerekiyor.Un kavrulduktan sonra ocaktan alın ve biraz ılınınca pudra şekerini ilave edin.Vanilyayıda ekleyip sürekli karıştırın.Un vanilya ve pudra şekeri pürüzsüz bir hale gelmeli.Bu sırada tereyağını eritip sıcakken bu karışıma ekleyin ve tahta kaşıkla homojen bir karışım olana kadar yedirin.Karışım soğumadan hafif yağlanmış borcama dökün.Kumumsu bir karışım olmalı.Bu karışımı çelik kaşıkla iyice sıkıştırın.Üzerini iyice düzeltin.En üste çikolata ve tereyağını benmari usulü eritip rastgele dökün.Soğuduktan sonra yarım saat buzdolabında bekletip dilimleyerek servis yapın.

                                                   AFİYET OLSUN

NOT:Bu tarifi bir blogcu arkadaşımda okudum ama hatırlayamadım bloğu.Tekrar rastladığımda adını yazıcam.Eğer tarifini okursa beni uyarsın lütfen.Herkese sevgiler

 

 

 

30 YorumYorum yaz!Bağlantı

Pazar, Mart 2, 2008 - AŞURE

Kategori: TATLILAR

     Biliyorum tarifim çok gecikti.Ama herşeyden soğuduğum gibi blogdan da soğudum artık.Oğluma karşı sorumluluklarım olmasa herşeyi yıkmak var gönlümde.Bırakıp herşeyi beni kimsenin tanımadığı uzak yerlere gitmek var.Hayat o kadar zorlaştıki benim için artık gücüm yok hiçbirşeyi taşımaya.

     Sabah uyanır uyanmaz sorunlarla boğuşmaya başlıyorum.Şunu ne yapsam,bunu ne yapsam,kime ne desem.Hiç bir çözüm yok.Yok yok.Sınır falan kalmadı.Herşey dağıldı parçalandı.Hayatımın hiç bir döneminde kendimi böyle çıkmazda hissetmedim.

      Hani herkesin bir dayanma gücü vardır ya ben o gücü kaybettim.Birçok şeyle bir anda başetmeye çalışınca yorgun düştü beynim.İflas etti vücudum.Düşünmesem diyorum.Zaten çözüm bulamıyorum düşünmesem.Ama öylemi başımı yastığa koyduğum an sanki kapıda bekler gibi bütün sorunlar bir bir üşüşüyor beynime.Düşüncelerim allak bullak.Çıkışsız yolların sonuna geldim.Geriye dönsem dönecek gücüm yok.Dönmesem zaten yapacak birşey yok.Biraz uyuyabilsem sabah kalkar kalkmaz sorunlar yine beynimde.Rahat yok hiç.Sanki çözüm bulabilecekmişim gibi.

      Tahammülüm kalmadı artık hiç birşeye.İsteğim yok en sevdiğim şeyleri yapmaya.Gücüm yok konuşmaya dertleşmeye.Takatim kalmadı hiç birşeye.Yaşamayı özledim.İnsan gibi yaşamayı.Kendim için kararlar alıp onları uygulamayı özledim.Sevmeyi özledim,sevilmeyi.Dokunulmayı özledim,el ele tutuşmayı.Dertleşmeyi özledim birileriyle,aman kimse duymasın diye düşünmeden.Gülmeyi özledim,kahkahaları.Hergün değil ara ara ağlamayı özledim.Ağlamanında kıymetini bilmek için.Yani hayatı özledim anlayacağınız.

     Çok uzattım arkadaşlar.O kadar doluyumki.

     Bu aşure bir ay önce yaptığım aşure tarifi ancak yazabiliyorum.

 

MALZEMELER:

  • 1 kg aşurelik buğday
  • 1/2 kg kuru üzüm(sarı)
  • 1/2 kg ceviz
  • 1/2 kg fındık
  • 250 gr kavrulmamış badem
  • 1 kase haşlanmış fasulye
  • 1 kase haşlanmış nohut
  • 100 gr kuş üzümü
  • 100 gr dut
  • 10 adet karanfil
  • 10 adet kuru kayısı
  • 10 adet kuru incir
  • 1 bardak süt
  • 1 yemek kaşığı nişasta
  • toz tarçın
  • toz şeker(zevke göre ayarlayın)

 

YAPILIŞI:

Aşurelik buğdayı bir gece önceden bir taşım kaynatın.Hala suluyken altını kapatın.Nohut ve fasulyeyi ertesi gün haşlamak için akşamdan ıslatın.Bütün malzemeyi ayıklayıp yıkayın.Aşure yapmaya başlayacağınız zaman haşladığınız nohut ve fasulyeyi ekleyin.Suyu azsa kaynar suyla takviye yapın.İyice özleşince kuru üzüm,badem ve kayısıyı ekleyin.Söndürmeye yakın şekerini ekleyinŞekeri ayarladıktan sonra sütü ekleyip kapatın.Ben süte 1 yemek kaşığı nişasta ekledim.Hem rengi güzel oldu hemde kıvamı.Ben geri kalan malzemeleri piştikten sonra ekliyorum.Hem rengi kararmıyor hemde daha lezzetli oluyor.kalan tüm malzemeyi aşureye katıp servis kaselerine alın.Biraz tarçın serpin.Üzerini istediğiniz gibi süsleyin.

                                                            AFİYET OLSUN

 

16 YorumYorum yaz!Bağlantı

Cumartesi, Ocak 26, 2008 - KARAMELLİ ETİMEK TATLISI

Kategori: TATLILAR

Uzun zaman oldu yine tarif eklemeyeli.Bol bol tembellik yapıyorum bu aralar.İyimi yapıyorum bilmem ama pak iyi gelmiyor bana tembellik.Tembellik yaptıkça iyice tembel oldum.Birşey yapmak gelmiyor içimden.Çok fazla kilo aldım.Aşırı halsizlik ve yorgunluk hissediyorum.Çok mutsuz ve amaçsız hissediyorum kendimi.

Bu sorunlar üstüste gelince doktora gitmeye karar verdim.Birçok tahlil yapıldı.Tahlil sonuçlarını çarşamba günü alıcam.Zaten şeker ve tansiyon problemim vardı.Dikkatsiz davranınca onlarda problem oldu sanırım.Bakalım hayırlısı.

Bu arada çok fazla tatlı istiyor canım.Bende yapıp yedim hepsini.Bunlardan biride etimek tatlısı.Bloglarda o kadar çok gördüm ki sağlığımı daha da bozacağını bildiğim halde yaptım.Birgün direndim yapmıycam diye ama ertesi gün etimek tatlısı hayaliyle uyandım.Saat 3'e kadar yapmamakta kararlıydım.Çümkü biliyorum yaptığımda tepsinin yarısını ben yiycem.Tatlıyı yapınca rahatladım.Çok güzeldi.Herkese tavsiye ederim.Deneyin.Hem çok kolay hemde lezzetli. 

 

 

Tarifi şöyle:

MALZEMELER:

Etimekli bölüm için:

  • 1 paket tuzsuz etimek
  • 2 bardak şeker
  • 2 bardak su

Muhallebisi için:

  • 1 litre süt
  • 1 su bardağından 1 parmak eksik un ve nişasta karışımı
  • 1 bardak toz şeker
  • 1 paket vanilya
  • 50 gr margarin

Üstü için:

  • 2 poşet kremşanti
  • 1,5 bardak soğuk süt

YAPILIŞI:

Önce etimekleri borcamın altına dizin.Ben 12 adet kullandım.Diğer yandan şekeri bir tencereye koyup hafif ateşte yavaş yavaş karamelleşmesini bekleyin.Şeker eriyip karamelleştiğinde üzerine 2 bardak suyu dikkatlice koyun çünküm sıçrıyor.Şeker suda eridiğinde etimeklerin üzerine dökün.Muhallebisi için süte un nişasta karışımını ve şekeri ekleyin.Çırpma teliyle bir yandan karıştırarak bir yandan pişirin.Çırpma teli kullanmamın sebebi sonradan çırpmaya gerek kalmaması için.Koyulaşınca margarin ve vanilyayı ekleyin.Margarin eridiğinde muhallebiyi etimeklerin üzerine dökün ve soğutun.Soğuduğunda krem şantiyi sütle çırpıp muhallebili kısmın üzerine dökün.Buzdolabında 3 saat dinlendirip istediğiniz şekilde süzleyerek servis yapın.

                                                              AFİYET OLSUN

18 YorumYorum yaz!Bağlantı

Salı, Aralık 4, 2007 - KREMŞANTİLİ REVANİ VE PORSELEN DEMLIK CAY SAATI TARIFLERI ,,6,,

Kategori: TATLILAR

www.guldencehobi.blogcu.com arkadaşım etkinliğe davet etmiş.Teşekkür ederek davetini kabul ediyorum ve revani tarifimi vermek istiyorum.Ben biraz değişiklik yaptım ve revaninin üzerine şanti ekledim.Çok lezzetli oldu.Kaymaklı tatlı.

Bugün misafirim vardı.Annemler ve kayınvalidemler.Yemekten sonra çayın yanına güzel olur diye düşündüm.Çokda nefis ve hafif oldu.Çayın yanına çok da yakıştı doğrusu.

 

 

Tarifi şöyle:

MALZEMELER:

Hamuru İçin:

  • 3 yumurta,
  • 125 gr erimiş margarin,
  • 1 su bardağı şeker,
  • 1 su bardağı yoğurt,
  • 3 kahve fincanı un,
  • 3kahve fincanı irmik,
  • 1,5 çay kaşığı karbonat.

Şerbeti İçin

  • :2 bardak şeker,
  • 2 bardak su.
  • 2-3 damla limon suyu

YAPILIŞI:

Yumurta ve şekeri çırpın.Soğuyan margarini ekleyin.(Ben tereyağı kullandım.Tavsiye ederim)yoğurduda ekleyip çırpın.En son irmik,un ve karbonatı ekleyin.170 derecelik fırında pişirin.Şerbeti yaparken su ve şekeri beraber kaynatın.Kaynayınca 2-3 damla limon suyu ekleyin.Bir taşım daha kaynatıp ocaktan alın.Biri sıcak biri soğuk olarak şerbeti dökün.Üzerini istediğiniz şekilde süsleyip servis yapın.Ben 1 bardak sütle 1 bardak şantiyi çırpıp üzerine koydum.Çok yakıştı iki lezzet.

                                                     AFİYET OLSUN

19 YorumYorum yaz!Bağlantı

Perşembe, August 16, 2007 - DAĞ ÇİLEĞİ REÇELİ VE BÖĞÜRTLEN REÇELİ

Kategori: TATLILAR

Evde yapılan reçeli çok seviyorum.Ama benim yaptığım reçeller ya çok sulu yada kupkuru birşey oluyordu.Hele bir seferinde ayva reçeli yaptım.Katılıktan çatal kırılırdı hetrhalde.Bu sefer çok araştırdım.Onlarca tarife baktım.En kolay uygulanabilecek ve risksiz olan tarifle reçel yaptım.Sonuç harika oldu.Dağ çileğini ve böğürtleni yine semt pazarımızdaki dededen aldım.

Reçellerin tarifi aynı.

 

 

MALZEMELER:

  • 1 kg çilek(böğürtlen)
  • 1 kg şeker
  • 5-6 damla limon suyu

YAPILIŞI:

Çileği(böğürtleni)ayıklayıp yıkayın.Çelik tencereye yada cam bir kaba alın.Üzerini şekerle örtüp kapağını kapatın.1 gece ya da şeker tamamen eriyip meyveler sularını bırakana kadar bekletin.Daha sonra ocağa alıp reçel kıvamına gelene kadar pişirin.Ben 45 dakika orta ısıda kaynattım.İndirmeye yakın içine limon suyunu ilave edip ocaktan alın.Kıvamına bakmak için kullandığınız kaşık ve saklayacağınız kavanoz kuru olmalı.Ayrıca reçel soğumadan kapağını kapatmayın.

                                                        AFİYET OLSUN

14 YorumYorum yaz!Bağlantı

Cuma, Temmuz 20, 2007 - REVANİ

Kategori: TATLILAR

Uzun zamandır canım tatlı birşeyler yapmak istiyordu.Ama üç kişilik bir aileyiz.Oğlum asla tatlı yemez.Eşimin yiyip yemeyeceği hiç belli olmaz.Bense tam bir tatlı tutkunu olarak çok fazla tatlı yerim.Eşim yemediğinde gelip gidip tatlıyı bitiririm korkusuyla misafirden misafire yapıyorum tatlıyı.Bana az kalıyor o zaman.Bu revaniyi de eşimin arkadaşları için yaptım.Yemek yemişler sadece meze ve çayın yanına birşeyler hazırladım.Bu da onlardan biri.

 

Tarifi şöyle:

MALZEMELER:

Hamuru İçin:

  • 3 yumurta,
  • 125 gr erimiş margarin,
  • 1 su bardağı şeker,
  • 1 su bardağı yoğurt,
  • 3 kahve fincanı un,
  • 3kahve fincanı irmik,
  • 2 çay kaşığı karbonat.

Şerbeti İçin

  • :2 bardak şeker,
  • 2 bardak su.
  • 2-3 damla limon suyu

YAPILIŞI:

Yumurta ve şekeri çırpın.Soğuyan margarini ekleyin.(Ben tereyağı kullandım.Tavsiye ederim)yoğurduda ekleyip çırpın.En son irmik,un ve karbonatı ekleyin.170 derecelik fırında pişirin.Şerbeti yaparken su ve şekeri beraber kaynatın.Kaynayınca 2-3 damla limon suyu ekleyin.Bir taşım daha kaynatıp ocaktan alın.Biri sıcak biri soğuk olarak şerbeti dökün.Üzerini istediğiniz şekilde süsleyip servis yapın.

                                                     AFİYET OLSUN

8 YorumYorum yaz!Bağlantı

Perşembe, Nisan 26, 2007 - ÇİLEKLİ ORGANİK YOĞURT

Kategori: TATLILAR

Yine uzun zaman ara verdim.Bir tembellikdir  gidiyor.Bakalım ne olacak bu işin sonu.

Uzun zamandır evde yoğurt mayalıyorum.Yani son 1 aydır falan.Daha hoşuma gidiyor evde mayalanmış yoğurt.Hemde organik süt alıyorum.Onu mayalıyorum.Oğluma içim rahat yedirebiliyorum.Oğlum için çilekli yoğurt mayalamayı denedim.Çok güzel oldu.Sizinde çocuğunuz varsa her tür meyveyle deneyebilirsiniz.Hazır meyveli yoğurtlardansa bunu yedirin.En azından katkı maddesi içermiyor.

Ya tutarsa dedim tuttu.Tarifi şöyle:

MALZEMELER:

  • 1/2 kg organik süt,
  • 10 adet organik çilek,
  • 1 kaşık yoğurt

YAPILIŞI:

Sütü elinizi yakmayacak sıcaklığa kadar soğutun.Blendırdan geçirdiğiniz çilekleri karıştırın.Yoğurduda ekleyip karıştırın.Üzerini örtüp 5-6 saat oda sıcaklığında bekletin.Sonra çıkarıp buzdolabında 1-2 saat bekletin.

                                                             AFİYET OLSUN

 

30 YorumYorum yaz!Bağlantı

Perşembe, Mart 15, 2007 - HAVUÇLU TOPLAR(CEZERYE)

Kategori: TATLILAR

Giden Fırsatlar Bir Daha Gelmez

   Çocukluğumdan beri dar mekanlardan sıkılır ve bu tür yerlerden feryat edercesine uzaklaşırdım. İleri yaşlarda bunun bir hastalık olduğunu anlamış, fakat bu illetten bir türlü kurtulamamıştım...

   Oysa ki dar mekanlara, şimdi ister istemez girecektim...

   Beni sarıp sarmalamışlar ve uzunca bir tabuta yerleştirmişlerdi. Çevremde dolaşanların sesini gayet iyi duyuyor ve gözlerim kapalı olmasına rağmen, her nasılsa onları görebiliyordum...

- Genç yaşta öldü zavallı, diyorlardı. Halbuki yapacak ne kadar çok iş vardı...

   Gerçekten de bir çok işim yarım kalmıştı. Mesela oğluma iyi bir işyeri açamamış, araba ile renkli televizyonun taksitlerini henüz bitirememiştim. Büyük bir firma kurup dostlarımı orada toplamak da artık hayal olmuştu.Üstelik kış çok yaklaştığı halde odun- kömür işini halledememiş ve çatının akan yerlerini aktaramamıştım...

   Yarıda kalan işlerimi arka arkaya sıralarken, kulaklarımı çınlatan bir sesle irkildim Sanki mikrofonla söylenen bu ses, beynimin en ücra köşelerinde yankılanıyor ve : "Geçti artık, geçti.."diyordu...

   Içimden "Keşke geçmemiş olsaydı." diyordum. Nereden başıma gelmişti o kaza bilmem ki..? Halbuki ne kadar da iyi araba kullanırdım.

   Olup bitenleri hatırlamaya çalışırken, dostlarımın çevremi sardığını ve içinde bulunduğum tabutun kapağını örtmeye çalıştıklarını farkettim. Onları engellemek için avazım çıktığı kadar bağırmak ve çırpınmak istediğim halde ne kımıldayabiliyor, ne de bir ses çıkartabiliyordum. Biraz sonra koyu bir karanlıkta kalmış ve gözlerimi tabutun tahtaları arasından sızan ışığa çevirmiştim. Dehşet içinde :
- Aman Allah'ım,dedim. Ne olacak şimdi halim..?

   Korkudan hiçbir şey düşünemiyordum. Bu arada omuzlara kaldırılmış ve sallana sallana götürülmeye başlanmıştım. Dışarıdaki seslerden yağmur yağdığı belli oluyor ve su damlacıklarının sesi, tabutumun gıcırtısına karışıyordu.

   Cenaze namazı için camiye gidiyor olmalıydık.

   Cami deyince aklıma gelmişti. Çok yakınımızda olmasına ve hergün 5 defa davet edilmeme rağmen bir türlü vakit bulup gidememiştim. Ama her zaman söylediğim gibi 50 yaşına gelince namaza başlayacak ve herkesin şikayet ettiği kötü alışkanlıklarımı terk edecektim. Evet evet, şu kaza olmasaydı, ileride ne iyi bir insan olacaktım...

   Daha önceden duyduğum ve nereden geldiğini kestiremediğim ses :
- "Geçti artık, geçti."diye tekrarladı.. "Bitti artık."

    Biraz sonra namazım kılınmış ve tekrar omuzlara kaldırılmıştım. Mahallemizdeki kahvehanenin önünden geçerken, hergün iskambil oynadığımız arkadaşların neşeli kahkahalarını işitiyor ve "herhalde ölüm haberimi duymamış olacaklar"diye düşünüyordum.Sesler iyice uzaklaştığında eğik bir şekilde taşındığımı hissederek, mezarlığa çıkan yokuşu tırmandığımızı anladım. Şiddetle yağan yağmurun tabuttaki çatlaklardan sızarak kefenimi yer yer ıslattığının da farkındaydım. Buna rağmen dışarıda konuşulanlara kulak verdim. Dostlarımın bir kısmı piyasadaki durgunluktan bahsediyor, bir kısmı da milli takımın son oyununu methediyordu. Tabutumu taşıyan diğer biri ise yanındakinin kulağına fısıldayarak :
Rahmetlinin tersliği, öldüğü günden belli, diyordu. Sırılsıklam olduk birader..!

    Duyduklarım herhalde yanlış olmalıydı. Yoksa bunlar, uykularımı onlar için feda ettiğim dostlarım değil miydi?

    Yolculuğum bir müddet sonra bitmiş ve tabutum yere indirilmişti. Kapak tekrar açıldı ve cansız vücudumu yakalayan kollar, beni dibinde su toplanmış olan çukura doğru indirdi...

    Boylu boyunca yattığım yerden etrafıma baktım...
Aman Allah'ım, bu kabir değil miydi?
O ana kadar buraya gireceğimi neden düşünmemiştim...

    Sessiz feryatlarımı kimseye duyuramıyor ve dostlarımın üzerimi örtmek için yarıştığını hissediyordum.
Tekrar zifiri karanlıkta kalmış ve bütün acizliğimle dua etmeye başlamıştım...

   Ya Rabbi, diyordum. Bir fırsat daha yok mu, senin istediğin gibi bir kul olayım. Ve kabrimi, Cennet bahçelerinden bir bahçeye çevireyim?
Aynı ses, her zamankinden daha şiddetli olarak : "Geçti artık, geçti." diye tekrarladı. "Her şey bitti artık."

   Mezarımı örten tahtaların üzerine atılan toprakların çıkardığı ses gökgürültüsünü andırıyor ve bütün benliğimi sarsıyordu...

    Son bir gayretle yerimden fırlayarak gözlerimi açtım. Odamdaki rahat yatağımda yatıyor, fakat korkunç bir kabus görüyordum. Bitişik dairede oturan doktor arkadaşım beni ayıltmaya çalışarak : "Geçti artık, geçti." diye bağırıp duruyordu. "Geçti, bak hiç bir şey kalmadı."

   Yattığım yerden yavaşça doğruldum. Terden sırılsıklam olmuş ve sanki 20 kilo birden vermiştim. Dışarıda sağanak halinde yağmur yağıyor, şimşek ve gökgürültüsünden bütün ev sarsılıyordu.

   Etrafımdakilerin şaşkın bakışlari arasında kendimi toparlamaya çalışırken :

- Ya Rabbi sana zerrelerim adedince şükürler olsun, diyordum.    İyi bir kul olmak için ya bir fırsat daha vermeseydin!..

Kaynak: www.hikayearsivi.net

     Güzel hikaye değilmi.Bununla ilgili hiçbirşey yazamıycam.O kadar çok ertelediğim şey varki.

     Havuçlu toplarımı nasıl yaptığımı anlatayım en iyisi.

MALZEMELER:

  • 6 adet orta boy havuç,
  • 1 paket pötibör bisküvi,
  • 6 yemek kaşığı şeker,
  • 1 bardak dövülmüş fındık,
  • 1/2 bardak hindistancevizi

YAPILIŞI:Havuçları rendenin küçük tarafıyla rendeleyin.Bir tavaya şekeri ve havucu ilave edip yumuşayıncaya kadar pişirin.Diğer yandan bisküvileri iyice ufalayın.Havucu ocaktan alıp ılıttıktan sonra bisküvileri ekleyin ve yoğurun.Havucun büyüklügüne göre bisküviyi azaltıp arttırabilirsiniz.Daha sonra fındığıda bu karışıma eleyin.Bekletmeden yuvarlayıp hindistancevizine bulayın.İsterseniz düz bir borcama yayıp üzerine hindistancevizi serpip keserek de servis yapabilirsiniz.Oda güzel görünüyor.Servis tabağına alıp üzerine kalan hindistancevizini serpin.

                                                                AFİYET OLSUN

15 YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Hakkımda

MUTFAK HAKKINDA ARADIĞINIZ HERŞEY BURDA

Kategoriler

Arkadaşlarım

zelis
AYŞEN YILDIZ
melissa2
hayris
hobilerimveben
burcuboncuk
sumeyye2
limonata
yumak
cicegim
ailem
deryadeniz
tarifbahcesi
nane
ozguluntarifleri
mutfakmelegi
susam
yildizcaa
beyzaca
sihirlimutfak
deryadanlezzetler
aintabsofrasi
sihirlibahce
ayseliden
cilekkokusu
mineninhobileri
mucevherkutusu
Muhterem Erdoğan
ilmekilmek
camurlueller
yesimmutfakta
evininhanimi
almulaca
hobilendik
esramutfakta61
orguhazinem
beydabeyda
elisimumlar
asude42
filizinmutfagi
ssewinch
hominigirtlak
disal
leziz
tarcinkokusu
290405
fusununmutfagi
lezzetlim
aygulhobi
bebisim2005
baharatli
elle
yagmurkokusu
borulce
esen barkan(MERSİN)
yemekcenneti
illedeyemek
balpetek
benyaziyorum
zeytinpeynir
bebeksagligi
nurom
asevi
canbahar
vacations
argira
sifalibitkilerimiz
benimdunyam80
anaokulum
orgumodellerimiz
qurabiye
asude24
meyvelerinfaydasi
ogretmen68
atasofrasi
funnyimages
sofradakiler
sponsorpara
turkeyvacations
francevacations
webcafe
yasar danis
blogevim
mutfakgunlugum
fleures
yeshimce